Ana Sayfa
Hakkımda
Kitaplarım
Alternatif Eksenler
Strateji Havuzu
Bahçecik Tarihi
Haberler
Fotoğraf Galerisi
Ziyaretçi Defteri
İletişim
Her türlü sorunuzu buradan sorabilirsiniz.
SABAHATTİN GENCAL"DAN ÖĞRENCİSİNE JEST
"Afrasya - Alternatif Eksenler" adlı eserin ithaf edildiği Bahçecik Ortaokulu"nun unutulmaz Sabahattin Hoca"sı öğrencisi Süleyman Pekin"e büyük bir jest yaparak Afrasya Kitabı"nın analiz ve incelemesini özenle hazırlanmış bir kitapçık olarak takdim etti. Hoca"ların ders vermeleri her dem sürer.
Sevgili Öğrencim Süleyman Bey,
“
Afrasya Alternatif Eksenler
” adlı eserini bana ithaf ettiğiniz için çok memnun oldum. Teşekkür ederim.
Bu ithafın, benim şahsımda tüm hocalara yapılmış olduğunu kabul ediyorum. Hocalarına değer veren sizler gibi pırlantaların olmasından da ayrıca kıvanç duyuyorum. Bana bu kıvancı yaşattığınız için de sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır.
İthaf sayfasına elle eklediğiniz cümleleri de çok anlamlı buluyorum. “ Bizim ve eserin meydana çıkması.” ifadeleriyle Hz. Mevlâna’nın “ Okuyabilirseniz her insan bir kitaptır.” sözünü çağrıştırmış oldunuz.
Bir kitap yazarken gösterilen özeni bir kişiyi yetiştirirken de göstermek gerekir. Burada kendime bir pay çıkarmıyorum. Cevher insanın içindedir. Bunun meydana çıkmasındaki pay sahiplerinden biri de öğretmendir.
Açık deyişle sizlerin içindeki cevherin meydana çıkmasında zerrece payım varsa bundan büyük mutluluk duyarım.
Bu mutluluk içinde bütün “hoca”lar adına sizleri çalışmalarınızdan dolayı tebrik ederken başarılarının devamlı olmasını Allahtan dilerim.
Değerli Öğrencim Süleyman Bey,
Bildiğiniz gibi ne okumuşsam zevkle okudum. Ancak öğrencimin eserini, sizin eserinizi okurken aldığım zevki anlatamam. İnşallah bu zevki siz de tatarsınız.
Aldığım büyük zevke rağmen objektif olarak incelediğim eserle ilgili yazdıklarım aşağıdadır.
Tekrar bütün işlerinizde başarılar ve mutluluklar dileğiyle gözlerinizden öperim.
Emekli öğretmen Sabahattin Gencal, 27. 05. 2010
AFRASYA ALTERNATİF EKSENLER
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en bunalımlı dönemini yaşıyor. Türkiye Cumhuriyetinin bir bütün olarak varlığını sürdürebilmesi için, içinde bulunduğu bunalımdan makul sürede çıkması zorunludur. Bunalımdan çıkmak için tüm yurttaşların görev ve sorumluluklarının bilinci içinde -yasalar çerçevesinde- göreve atılmaları gerekir.
Her şeyden önce yurttaşların hukukun üstünlüğüne inanması; demokratik olgunluğa erişmesi gerekir. Daha da önemlisi, yurttaşların Türkiye’deki anarşi ve terörün, kansız savaşın, kaos başlangıcının sona erdirilip bunalımdan çıkılabileceğine inanması da zorunludur.
Türk Milleti’nin büyüklüğüne bütün Türklerin inanmasını arzulayan Atatürk, bu fikri savunmayı hayatı boyunca amaç edinmiştir. "Büyük devletler kuran atalarımız büyük ve geniş uygarlıklara da sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur."..."Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır."
[1]
Atatürk’ün işaret ettiği bu borç artık farz-ı ayin değil farzdır. Bu farzı eda eden aydınlardan biri olan tarihçi, şair ve araştırmacı yazar Süleyman Pekin, AFRASYA ALTERNATİF EKSENLER adlı kitabında Türklerin kurduğu devletler ve uygarlıkları, Türklüğe düşman unsurları ve emperyalistleri karşılaştırmalı olarak ve tarihi perspektif içinde incelemiştir. Komploları, siyasi oyunları, acımasız strateji ve taktikleri de incelemiştir. Bu incelemelerin ışığında Türkiye’nin içinde bulunduğu olumsuzluklardan kurtulması ve çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkması için bir öneri geliştirmiştir.
Kendi ifadeleriyle Süleyman Pekin’in önerisi:
“
Birinci planda AFRASYA BİRLİĞİ"ni (Union of Afrasia) öneriyoruz.
Kaderdaş Iki kıtanın; Afrika ve Asya"nın, yani DÜNYANIN yarısının Amerika, AVRUPA ve Okyanusya"ya Karşı terazinin kefesinde Ağır basması. Afrika"dan 3, Asya"dan 7 ülkenin yer aldığı ve eşbaşkanlıklarını Türkiye ile Japonya"nın yaptığı Stratejik kesişim kümesi en Zengin ve en Sağlam Birlik.”
[2]
Süleyman Pekin’in bu önerisinin bir KELEBEK ETKİSİ yaratacağı umulur. Pekin de “ Şu anda Kâbil’de kanat çırpan bir kelebek, bir süre sonra New York’ta fırtınaya sebep olabilir.” cümlesine yer vererek kelebek etkisine işaret ediyor. Yine umulur ki Pekin’in duygu ve düşünceleri tüm yurttaşlar tarafından benimsenebilir ve Fas’tan Japonya’ya kadar yankılanabilir.
Umulanın gerçekleşmesi durumunda sadece Türkiye değil, sözü edilen birliğe katılan devletler de hatta ister istemez, diğer devletler de refaha, mutluluğa erişebilir. Pekin’in ifadesiyle “
Dünyanın dönüş öyküsü de değişir
.” Bu bir hayal değildir. Yeter ki Pekin’in önerisini iyi anlaşılsın. Anlaşılmakla da kalmayıp başkalarına da anlatılsın. Yani kelebek etkisinin oluşmasına katkı sağlansın.
Şunu da önemle belirtmekte yarar var: Türk eğitim sistemini olduğu gibi Türk siyasetinin düzenlemesini de yabancılar yapmak istemektedir. Maalesef yabancı ajanların, dış mihrakların kötü emellerine alet olanlar var. Pekin bu hususa da dolaylı biçimde değiniyor. “
Alternatif Türk mutfağında, Türk aşçılarının tuz ve yağ ayarıyla ve ancak Türklerce servis edildiğinde güvenle yenecek, doyuma erişecek bir iş olmalı
”.”diyor.
[3]
Günümüzde herkes bir şeyler söylüyor; ama öneri geliştiremiyor; kısaca söz var, icraat yok. Pekin ise yazdığı kitapla üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyor. Bizler de en azından bu eseri tanıtmakla görevimizi yapalım.
AFRASYA ALTERNATİF EKSENLER
adlı eserin kısaca tanıtılması ve yorumlanması
ÖNSÖZ
Afrasya’nın
önsöz
bölümü kitabın özeti gibidir. Hatta kelimelerin arkasındaki anlamları görebilenler için ise bu bölüm tarihin özeti gibidir.
“
Türklerin bizatihi kendisi insanlık adına her zaman bir alternatiftir
.” diyen Pekin bu cümlesiyle en çok ihtiyaç duyulan güven duygusu aşılamaktadır.
Bu arada içinde bulunduğumuz durumu
komplike bir eziklik
kavramıyla özetlemektedir. Âkifin “azmin yüreksizliği ve süreksizliği” deyişine yer vermesi Kurtuluş Savaşını hatırlatmaktadır.
İçinde bulunduğumuz kansız savaş Kurtuluş Savaşı kadar önemlidir. Onun için dolaylı biçimde Âkifler de, yetkililer de ve tüm yurttaşlar da görev başına çağrılmaktadır.
Pekin bu bölümde sadece Türklerin liderlik geleneğine sahip olmasından değil, önerdiği Afrasya Birliğindeki Japonya ve diğer devletlerin özelliklerine de değinmektedir.
Türklerin ve Japonların bayraklarını çağrıştırarak “
Alın Güneşi, Ayı-Yıldızı; Gök Konfederasyonu oluşturun. Ki seyyareler peşinizin yörüngesine takılacaktır. Ki arz size musahhar kılınacaktır.”
diyor. Bunları söylerken abartı yapmadığını belirtir biçimde
Güç Karşılaştırma Tabloları
vermektedir.
Önsözün son paragrafında ki Japon atasözü de çok anlamlıdır: “
Türkler her zaman bir süper güçtür. Bunu Türkler hariç herkes bilir.”
GİRİŞ
Giriş bölümünde Türklerin alternatifsiz olmadığını, büyük bir devlet geleneğine sahip olduğunu belirttikten sonra Doğu ve Batı Medeniyetlerin karşılaştırmaktadır. Türklerde devlet kurma pratiğini vurgulamak için Türklerin kurduğu 379 devletin adı sıralanmaktadır. Sonunda da “
Devlet kurmak turşu kurmaya benzemez
.” Sözüyle de, haklı olarak gururumuz okşanmaktadır.
Bu kıvancın bir kibir olmadığını dünyadaki düşünür, yazar ve şairlerin Türkler hakkındaki görüşlerine yer vererek göstermektedir:
“Türkler yeryüzünün en şerefli insanlarıdır. Huyları temiz, ahlakları pek yücedir. Yiğitler ve onların bu faziletleri hiçbir zaman bozulmaz. Dini ve vatani faziletleri tarafsız her insana hürmet telkin eder.” LAMARTİN
“Türk, asillerin asilidir. Yapma olmayan, gösterişi bulunmayan bu pek yüce asalet ona tabiatın hediyesidir.” PİYER LOTİ
“Türkler yalancı olmadıkları gibi ikiyüzlü de değildir. Savaşta şerefle ölmeyi, şerefsizce yaşamaya tercih ederler. Kılıçla yendiği bir milletin yarasını saran bir millet varsa o da Türklerdir.” LORD BYRON
“Türkler insaniyetli, faziletli, doğru, zayıflara yardımı seven, aile namusuna hürmet eden insanlardır. Onlar dünyanın en asil milletidir.” D’ATRAK
“Türkler gerçekten merhametli ve müsamahakâr insanlardır. Mukaddesatlarına saldıranları affetmezler, kendi dinlerinde olmayanlara ses çıkarmazlar. Bu asilane bir hareket değil de nedir?” C. BRİAND
“Türklerin kadınları namuslu, erkekleri merttir. Silahlı milletin canlı örneği Türklerdir. Türk ata biner gibi oturur, keşfe gider gibi uyanık yürür.” MOLTKE
“Türkler sınırsız bir cesarete, geniş bir şahsi teşebbüse sahiptirler.” HAMMER
Birkaçını yukarıda yazdığımız 70’e yakın vecizeye niçin yer verilmiş olabilir? Sadece Türklerin şerefli, temiz, ahlâklı, yardım sever, merhametli, müsamahakâr, cesaretli, faziletli, mert olduklarını göstermek için mi? Yoksa okuyucuya kendimizi test etme imkânı vermek için mi?
Bugün yukarıda sayılan hasletlere sahip miyiz? Çoklarına göre bu hasletlere sahip değiliz belki; ama genlerimizde bu hasletler var. Bir takım zaruretlerden, şu ya da bu sebepten kaybettiğimiz hasletlerimize kavuşabiliriz.
Tarih boyunca çok defa bunu gösterdik. Bu anda da Türklere yakışır davranışlar sergileyebilir miyiz? Sergileriz. Vakit henüz geçmemiştir. Ama geçmek üzeredir de.
*
Bitkilerin genetik yapılarını değiştiren emperyalistler, uzun zamandan beri Türklerin genetik yapılarını da değiştirmeye çalışmaktadırlar. Pekin, bir kısım Uygurların, Göktürklerin, Avrupa’daki, Hunların, Avarların, Sabarlar ve Kumanların erimesine yer vererek bugünkü tehlikeye işaret etmektedir.
Dilimizin ve dinimizin yozlaştırılmaması, geleneklerimizin yok edilmemesi için Amerika ve Avrupa’nın Türkleri bölme ve ele geçirme stratejilerine yer verilmektedir. Bunun bir kuruntu olmadığına işaret için Çin’in Türkleri iyiye bölme ve yok etme stratejilerine de yer verilmiştir.
*
Mukayeseli Tekerrür Cetveli başlığı altında yayımlanan bir iki sayfalık cetvelde Osmanlı İmparatorluğunun son günleri ile Türkiye Cumhuriyetinin 21. yüzyıla girerken içinde bulunduğu durum karşılaştırılmaktadır.
Amacından saptırılan özelleştirmeler, dış borçlar, AB ile özel anlaşmalar, hilafetçi ve ittihatçı gelenekler… vb. konulara işaret eden Pekin satır aralarında çözümden de söz ediyor. Yüzyılın sürprizi diye adlandırdığı Mustafa Kemal’ın koyduğu bir irade gibi Ülkücü bir irade koymak gerektiğine işaret ediyor.
Ayrı bir çalışma konusu olduğu için kısa tutulan bu konu düşünmeye değer, işlenmeye değer. Yapılan her faaliyeti değerlendirirken bu konu akla gelmelidir.
STRATEJİ HAVUZU
Pekin’in başlıkları hem ilginç, hem de çok anlamlı. Başlıklar metinlerdeki bilgilerin özeti, işareti gibi.
Günlük yaşar olduk. Belli bir hedefimiz, amacımız yok gibi. Bir zamanlar beşer yıllık planlar vardı. Şimdilerde var mı yok mu, belirsiz. Bugün gündemde bir konu var, yarın başka bir konu. Böyle bir ortamda strateji kavramı bile bir gelişmedir.
Stratejiye varmak için taktikler geliştirilebilir. Günümüzde siyaseti yozlaştırmak için taktikler, entrikalar, komplolar geliştirilmektedir.
Havuz kelimesi de başlı başına anlamlı. Ortak akla işaret ediliyor. Bilginlere çok ihtiyacımız var. Ancak yalnız uzmanı olduğu alanı gören filin bütününü göremeyen bilginler tek başlarına çözüm üretemezler. Onun için bir bilgi havuzu gerekli.
Bahçemizdeki havuzdan değil küresel bir bilgi havuzdan söz ediliyor. Yabacı ülkelerde, son zamanlarda da ülkemizde birçok düşünce kuruluşu kuruldu, birçok havuzlar oluşturuldu. Ancak Pekin’in söz ettiği havuz biraz farklıdır. “
Yeryüzünü kendi okumanızla, kendi incelememizle ve kendi kavramlarımızla anlamlandırmanız, kendi projelerinizi kurgulamanız şarttır.” d
iyen Pekin analiz için hazırlanmış konu başlıkları, kendi ifadesiyle bir iskelet veriyor. Ayrıca harita simülasyon havuzu veriyor. Harita okumasını bilmeyenler de bu haritalardan yararlanabilir.
*
“Tarih Şuur ve Yorum Atölyesi” başlığı da ilginç. Tarih şuurunun olması gerekli bunu herkes bilir. İlginç olan Pekin’in öğrenci görüşlerine de yer vermesidir. İşte havuz budur:
Herkesin düşüncesine yer vermek. Daha önemlisi Pekin, öğrencilerini (İzmit Lisesi,9-YDA sınıfı (2004-2005 öğretim yılı) birer hafız yapmıyor, düşünen bireyler olarak, düşündüklerini içlerinden geldiği gibi yazabilen bireyler olarak yetiştiriyor. Tarihle ilgili birçok atasözüne, veciye yer verilen bu bölümdeki öğrenci görüşlerinden birkaçını yazmakta yarar görülmektedir:
“Tarih, toplumların benlik sahibi olmayı başarabilmeleridir. Bu da bize hayat içinde ne işe yaradığımızı açıklar.”(M. Ferhan ELMACI)
“Tarih bir el feneri gibidir; nereye bakarsak orayı aydınlatır.” (D. Zeynep BULUT)
“Tarih; dünümüz, bugünümüz ve yarınımızdır.” (Belinur ALPER)
Tarihin yalnızca savaş hikâyeleri kitabı olmadığını öğrencilerine kavratan Pekin, “Afrasya Alternatif Eksenler” adlı kitabıyla da tüm okurlarına şuurlu olmak gerektiğini, dünyaya kendi gözlerimizle bakmak ve gereğini yapmak gerektiğini de kavratacaktır.
*
Atatürk devrimleri, hatta dünyadaki tüm devrimler incelendiği zaman üç aşama görülür: düşünce, duygu, eylem. Önce bir düşünceniz, bir stratejiniz olacak, sonra bu düşünce inanç haline gelecek ki devrim olabilsin.
Pekin de bu aşamalara yer veriyor. Önce bilgi havuzunu açıyor, sonra da duygu havuzunu. Bu sayfa açılırken kullanılan “lojistik şiir cephaneliği “ başlığı da çok güzel.
Halkın kurtuluş düşüncesine inanması için şiirin işlevini, önemini başka türlü anlatmak olamazdı. Örnek olarak aldığı şiirler sadece duygu yüklü değil; aynı zamanda düşünce yüklüdür. Yorum yapmadan birkaç mısraya yer veriyoruz:
GAZABA UĞRAMIŞ ŞİİRLER
Dostlarım
Başkaldırmıyorsa, nedir ki şiir?
Azgınları ve azışları devirmiyorsa, nedir ki şiir?
Zamanda ve mekânda
Sarsıntı yapmıyorsa, nedir ki şiir?
Kisra Nuşirevan"ın başındaki tacı
Yere çalmıyorsa, nedir ki şiir?
Nizar Kabbani
(Çev: İbrahim Demirci), Beyrut,15.11.1984
*
Atiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak
Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, "İki el bir baş içindir."
Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye"se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Mehmet Akif Ersoy, 14 Mart 1913
*
BEKLE BİZİ İSTANBUL
Haramiler kesmiş sokak başlarını
Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
Haramilerin elinde
Ve mahzenlerinde insanlar bekler
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde
Vedat Türkali
*
VERİLMELİ
Gazi Alperenler işe koyulun,
Gayrı söze vakit az verilmeli
Bidevi atlara rüzgârca soluk,
Ve yıldırımlarca hız verilmeli.
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu
*
Sen Yürürsen
Her şey sende düğümleniyor
Çözülmüş bir sırrın çilingirisin sen
Bahar rüzgârının anahtarı sende
Sen bir çığlık olup yürümelisin
Gökler sana ritim olsun diye gürlemeli
Terlemeli vicdanlarımız ince ince
Boz atlı Hızırlar bulvarlarda görünmeli
Cümle güleceğiz güller betonda büyüyünce
Ama sen yürüyünce.
Süleyman Pekin
*
Pekin’in eseri bir öğüt kitabı değil. Ortak akılla tespit edilen ana sorunlara işaret ediliyor, Yine ortak akılla üretilen çözümlere yer veriliyor. Çözümler öyle -meli, -malı, -cekli, -caklı… öneriler değil pratik, uygulanabilir önerilerdir. Daha dorusu uygulanması artık zorunlu olan önerilerdir. Bu önerilerden biri “ Alternatif dernekler Havuzu”dur.
“
Bazen çok basit oluşumlar devletler arası büyük krizlere sebep olabilir
.” diyen Pekin Türkiye aleyhine, Türklük ve Müslümanlık aleyhine çalışan dernekleri çağrıştırıyor. Dost bilinen devletler dahi besledikleri dernek ve kuruluşlarla anarşiyi, terörü beslemektedirler. Türk siyasetini dizayn etmeye kadar varan hain emeller beslemektedirler. Bize düşen görev vahlanmak, yakınmak olmamalı. Pekin’in ifadesiyle “
kontra
” atmalıdır. Pekin ekliyor:
“Savunma hatlarımızı sınırlarımızın dışında kurmalıyız. Her çöplükte öten horozlar yetiştirmeliyiz
.” Dış politika srtaeji egsersizleri yapan 70 kadar kuruluşun listesi verilerek bu işin zor olmadığını anlatmak istiyor.
*
Kavram kargaşasının tehlikeleri üzerinde durmayan aydın var mı? Pekin de bu kargaşaya işaret ediyor. “
En tehlikelisi de şu: Batı’nın kavramlarını yine içini Batı’nın doldurduğu kelimelerle düşünüp değerlendiriyorsunuz
.”
Birçok kişi ve kuruluş, Batı kaynaklı birçok sözcüğü sıralayıp, Türkçe karşılıklarını da yazmışlardır. Yabancı kaynaklı kelimeleri kullanmamak gerektiğini defalarca vurgulamışlardır. Pekin de bazı kelimeleri sıralamış; ama bu kelimelerle ilgili “kullanın ya da kullanmayın” dememiş. Daha fazlasını yapmış: Parantez içindeki ifadeleriyle çok şey anlatmıştır. Bu kelimelerden birkaçını fikir vermesi için yazıyoruz.
GLOBALİZM: Küreselcilik, neo kolonyalizm (
sürüleştirme
)
KAPİTALİZM: Sermayecilik, kârcılık (
7 başlı ejderha
)
ORYANTALİZM: Doğu araştırmacılığı, şarkiyatçılık (
Aleni ajanlık
)
SİYONİZM: Yahudi ırkçılığı (
Helâk davetiyesi
)
…..
*
Pekin, “Akıl Kooperatifi” başlığı altında birçok yazarın yazılarına, yorum yapmadan yer vermektedir. Ancak ilk yazısı “Vatandaş Osman’ın Bir Günü (anonim) yazısında geçen günlük yaşantımızda yadırgamadan kullandığımız yabancı kelimeleri büyük harflerle yazarak dikkat çekiyor. Sonda da “
Ne mutlu Türküm” diye gerindi ve uyudu..” Hâlâ da uyuyor…”
cümleleriyle uyumamak gerektiğini, ortak akılla tespit edilen düşünce ve önerilerin gereğini yapmak gerektiğini vurguluyor:
Züppeliğin çözümlenmesi, Batının endişe çağını yaşaması, modern diye geçinenlerin alçaklığını, Anadolu’da etnik ayrımcılığın körüklenmesini, yeryüzünün yeni patronlarını, kültür projelerine yer vermek gerektiğini, makineleşmenin getirdiklerini, Avrupalıların Türkiye’ye nasıl baktıklarını… vb. konuları işleyen yazılara yorum yapılmış olsaydı konuları sınırlamış olurdu belki. Yorumsuz olarak verdiği bu yazıları okuyucu yorumluyor ve Pekin’in düşünce ve önerilerinin öyle masa başında düşünülen öneriler olmadığını ortak akılla tespit edilen görüşler olduğunu anlıyor.
*
“
Semboller Havuzu
” bölümünde aşağı yukarı Tüm ulusların bayrakları, ongunları ve uluslar arası markalar sıralanıyor. Bu simgelerin her biri başlı başına bir kitap gibi her şeyi içeriyor.
“
’Bayrakları bayrak yapan üstündeki damgadır.” Toprak sömürge midir, din öncelikli midir, değil midir; bayraktan çözebilirsiniz. Hatta sil baştan çizebilirsiniz. Birçok ülkeye bayrak ‘ efendileri tarafından bahşedilmiştir. Ve o bayrak niteliğini ülkenin insanı değil niteleyen ülkenin güç yarışını simgeler
.”diyen Pekin Türk eğitimcilerine de örnek olacaktır.
Artık bu simgeleri bir anahtar olarak kullanılmalıdır. Daha doğrusu bu simgeleri okumayı herkese öğretmeliyiz.
*
ALTERNATİF EKSENLER
‘
Mazi ve Mevcut’
başlığı altında anttanlar, paklar, cemiyetler, birlikler, kurultaylar ve özel durumlar kısaca ve karşılaştırmalı olarak sunulmaktadır. Pekin’in yorumları da kısa ve mizahi. Böylece okuyucuya yazılanlardan daha çoğu anlatılmış gibi oluyor.
“Afrasya Birliği
” başlığı altında Afrasya Birliği Jeostratelik hinterlantına kısaca değinilmektedir. Pekin’in ilk paragraftaki notu çok anlamlıdır. Hatta, anlamlı olmanın ötesinde bir zihniyet değişikliğinin –zihniyet devriminin de diyebilirsiniz- habercisidir:
“Ta baştan beri anlatılanlar dünyanın dönüş öyküsüydü. Döndürülmek değil döndürmek temel esastır. Kurguları, çekim merkezlerini, anaforları siz oluşturabiliyorsanız zihnen ve ruhen güçlüsünüz demektir.”
Diğer bölümlerde Karadeniz Birliği, Türkî (Tükofon) Milletler Topluluğu, balkan Birliği ve Asya Ligi kısaca anlatılmaktadır. Osmanlı Barış Birliği anlatılmakta ve Osmanlı hâkimiyeti altında bulunan milletlerin listesi verilmektedir.
Pekin, özel statülü olarak kabul ettiği ülkelerin profillerini veriyor, önerilerini de madde madde yazıyor.
‘Türk Federasyonu’ başlığı altında genel hatlarıyla Türk federasyonu bileşimi anlatılmakta, siyasi, coğrafi, askeri, ekonomik ve kültürel yapıyı kısa, maddeler halinde özetleyerek sonunda da Türk Federasyonu Projeksiyonu sunulmaktadır.
KAYNAKÇA
Kaynakça bölümünde birçok klasik kaynak ( 45 kadar ) sıralanmaktadır. İnternet kaynakları da ( 100 yakın) teknolojik kaynaklar başlığı altında sıralanmaktadır.
Kaynaklardan da anlaşılacağı üzere Pekin konuya geniş açıdan bakmış ve farklı kaynaklardan yararlanmıştır. Küçük büyük demeden güvenirliği olan kaynaklardan da yararlanmıştır. Bunca kaynak ‘Afrasya Alternatif Eksenler’ adlı bir kitapla özetlenmiştir denilebilir.
SONUÇ
Pekin, Türkiye Cumhuriyetinin içinde bulunduğu bunalımdan kurtulması ve çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkması için Afrasya Birliğini önermektedir. Bu öneriyi kendi ifadeleriyle tekrar yazalım:
“ …Çıkış arıyorsak el yordamıyla birinci planda AFRASYA BİRLİĞİ’ni (Union of Afrasia) öneriyoruz. (…..) Afrikadan 3 ( Nijerya, Mısır, Fas ), Asyadan 7 ( Pakistan, Endonezya, Malezya, Kazakistan, Azerbaycan) ülkenin yer aldığı ve eş başkanlıklarını Türkiye ile Japonya’nın yaptığı stratejik kesişim kümesi en zengin ve en sağlam birlik.” (s. 7)
Tarihçi, şair, araştırmacı yazar Süleyman Pekin, bu önerisinin gerçekleşebilir bir öneri olduğunu eserinde ispatlamaktadır. Herkesin anlayabileceği bir üslûpla ispatlamaktadır. Güzel bir sunum yapmaktadır.
Pekin’in, Afrasya Alternatif Eksenler adlı eserindeki sunum bir tarihçinin, bir coğrafyacının, bir şairin, bir ekonomistin, bir siyasetçinin, bir hariciyecinin sunumu değil; bu sunum bütün bu sayılanları içeren bir sunumdur. Kısaca Pekin’in sunumudur. Öyle bir sunum ki gerçekçi bilgileri, uygulanabilir önerileri içeren, coşku yaratan bir sunumdur.
Pekin’in görüş ve önerilerinin “bir kelebek etkisi” yaratması ve kısa zaman sürecinde geçekleşmesi umulmaktadır.
Daima umut içinde olalım.
Emekli öğretmen Sabahattin Gencal, 27. 05. 2010
[1]
. Afet İnan, Atatürk hakkında Hatıralar ve Belgeler, 1968, s. 311
[2]
. Pekin Süleyman, Afrasya Alternatif Eksenler, Ankara- 2010, s. 7
[3]
. age, s.7
Ana Sayfa|
Hakkımda|
Kitaplarım|
Alternatif Eksenler|
Strateji Havuzu|
Fotoğraf Galerisi|
Ziyaretçi Defteri|
İletişim|
Tasarım & Hosting
Atak Teknoloji