Ana Sayfa
  Hakkımda
  Kitaplarım
  Alternatif Eksenler
  Harşit Çepnileri
  Bahçecik Tarihi
  Köşe Yazılarım
  Şiirlerim
  Tebliğ-Konferans
  Haberler
  Fotoğraf Galerisi
  Ziyaretçi Defteri
  İletişim
 
 
Her türlü sorunuzu buradan sorabilirsiniz.
 
 
BAHÇECİK VE SON DÖNEMLER

 

III -  Diğer  Kaynaklarda  Bahçecik  ve  Son  Dönemler
 
         I.Dünya Savaşı’na kadar Bardızag (Bahçecik) yukarıdaki bahislerde de konu edildiği gibi değişik kişi ve olaylara sahnedir. Bunların çoğunluğu da iç ve dış mihrakların oyunlarının aktörüdür. Mesela; Ellen C. PARSONS. 17 Ağustos 1876 tarihinde Bahçecik’ten İstanbul’daki kardeşine gönderdiği mektubunda Bardızag için “şu güzel ve yurtsever kasaba” tabirini kullanır. Bahçecik’teki yaşamı ve çalışma hayatını ayrıntılarıyla anlattığı mektubunda misyonerlerin Hıristiyan eğitiminin standardını kurmaya geldiklerini aktardıktan başka Türkiye’den “gizli kalmış ve kutsanmamış ülke” diye bahseder.[1]  
         Aslında bu mektuplardan BOARD Misyoner Teşkilatı’nın arşivlerinde yüzlercesi var. Hatta bunların bir kısmı akademik araştırmalara da konu olmuş durumdadır. Örneğin, Bilkent Üniversitesi’nden Bahar GÜRSEL mastır çalışmasını bu alanda yapmış ve Temmuz 2000’de 18 tanesini yayınlamış.[2] Yine aynı üniversiteden C. Alpgiray BÖLÜCEK’de Bahçecik’teki Yetimler Yurdu ve Bitinya Yüksek Okulu’nun yıllık raporlarını Haziran 2005’te yayınlamış.[3]
Bu arada Osmanlı Devleti de her türlü olumsuzluğa rağmen tebaasının ihtiyaçlarına elden geldiğince cevap vermeye çalışıyordu. Yuvacık Karyesi’ndeki Ermeni Mektebi’nin harap olmasından dolayı yıkılarak yeniden inşasını devlet üstlenmiştir.[4] Önceden beri kiliselerin onarımları devlet eliyle yapılıyordu. Hem aslına uygun hem de fetva ile .. İşte belgesi:
 
 “Şevketlü kerametlü mehâbetlü kudretli veliyy-i ni’metim efendim Pâdişahım,
 Dersaadet’te (İstanbul) mûkim Ermeni Patriki kulları bu def’a Bâbı-âlilerine bir kıt’a (adet) takrir (dilekçe) takdimiyle meâlinde Adapazarı’nda Cercis ve İznikmid’e (İzmit) tabi Bağçecik Karyesi’nde Surb Agop nam iki aded Ermeni kilisası müşrif-i harâb olduğundan (harap olmaya başladığından) hey’et-i asliyyeleri (aslına uygun) üzere tâmirleri hususu müsaade-i seniyyeye (Padişah iznine) muhtaç olduğu mahâllinden kendüsine yazılmış olduğundan bahisle ol-babda (o hususta) gelen ilâmları (duyuru) takdim eylediğini inhâ etmiş (onaylamış) ve nizami keyfiyeti (kanuni durumu) ba’de’l-ihrâç (çıkarıldıktan sonra) semahatlü Şeyhü’l-islam Efendi da’ileriyle (duacılarıyla) muhâbere (haberleşme) olundukta marrü’l-beyân (adı geçen) kiliselerin vâz’ı-kadimeleri (eski yapıları) üzere tamirlerine mesağ-ı şer’i (hukuki izin) olduğunu mutazammın (içeren) iki kıt’a fetvâ-yı şerîfe göndermiş olmağla zikr olunan fetvâ-yı şerîfe ve ilamları ve mersümun (adı geçen) takriri cümleten (birlikte) manzûr-u hümâyun-u şahâneleri buyurulmak (yüce Padişahın görüşüne sunulması) içün arz ve takdim kılınmağın ol-bâbda ne-vechle (ne yönde) irâde-i seniyye-i mülükâneleri müteallık (ilgili Padişah buyruğu) buyurulur ise emr ü ferman şevketlü kerâmetlü mehâbetlü kudretlü veliyy-i ni’metim efendim Pâdişahım hazretlerinindir.  
 
 Kaimakam Paşa
 İşbu takrir ve verilen fetvâ-yı şerîfe ile ilâm ve arzuhâl manzûr ve ma’lûm-u hümâyunum olmuşdur (Padişah bilgilendiğini söylüyor). Takririnde beyân ve verilen fetvâ-yı şerîfe mûcibince (doğrultusunda) kilisa-yı mezkûrun
(adı geçen kilisenin) tâmirine ruhsat verilmek üzere icrâsına ibtidâr olunsun (başlansın).”[5] 
   
1908’de II.Meşrutiyet ve yeni Anayasanın ilânı anâsır-ı Osmanî’yi (Osmanlı unsurlarını) birleştirmedi, daha da dağıttı. Herkesi vergi ve askerlikte eşitleyen yeni sistem özellikle Rum ve Ermenileri memnun etmedi. Bilhassa - gelir seviyesi yüksek - Bardızag’lı gençler askere gitmemek için ya rüşvetle iş görmek yada dağa kaçarak vazifeden kaytarmak istemişlerdir. Bahçecik’in çevre ormanlarında (Küçük Orman, Eren Minas/Soğuksu Tepe..) bu kimseler için özel organizasyonlar bile vardı.[6]
Buna karşın Ermeniler işlerine geldiğinde asker sayısı bakımından güç gösterisinde bulunmaktan da çekinmemişlerdir. 31 Mart Olayı üzerine (1909) Ermeni Taşnak Fırkası’ndan 2 kişi İzmit’teki İttihad ve Terakki Cemiyeti’ne murahhas (vazifeli) olarak gelerek ‘Biz Meşrutiyet’in müdafîiyiz. Taşnaklar, İttihad ve Terakki ile birlikte çalışacak. Bahçecik’te silahlı 1.000 kişimiz vardır. Emrinize hazırdır’ demelerine karşın vaatlerini hiçbir surette ifâ etmemişler, etmek de istememişlerdir.[7]
Yine aynı yıl Armaş Manastırı’nın içinde 4 top ve birçok silah bulunduğu, bu silahlarla 200 kadar Ermeniye eğitim verildiği ihbar edilmişse de Nâhiye Müdürlüğü’nün arama taleplerine Meşrutiyet sarhoşluğundaki İzmit Mutasarrıflığı, Ermenileri karşısına almamak için olumsuz cevap vermişti.[8]
Osmanlı Hükümeti ise kolluk kuvvetleriyle sıkı bir şekilde kaçakların takibini yapmak istemiş ama ne yazık ki bu kez de onları saklayan aileler ve cemaatlerle de karşı karşıya gelmiştir. Bu meyanda birkaç arşiv vesikasını paylaşmakta yarar var:[9]
 
·        Hakkında tutuklama müzekkeresi çıkarılan firarî Bahçecikli Karebet"in (Karabet) yakalandığı.
 [ Tarih: 11 / R / 1332 (1914), Dosya No: 58, Gömlek No: 16,
                                                                  Fon Kodu: DH.EUM.EMN. ]
 
·        İzmid Livasına dâhil Bahçecik Nahiyesi Ahz-ı Asker (Askere Alma) Şubesi"nce çağrılan efraddan (kişilerden) müracaat edemeyecek derecede mâlûl (hasta) olanlardan başka iki yüz kırk yedisinin de (247) çağrıya icâb etmediği ve bunlar hakkında alınan tedbirlere dâir İzmid Mutasarrıflığı"ndan gönderilen tahrirâtı muhtevi (yazışmaları içerir).
[ Tarih: 23 / R / 1333 (1915), Dosya No: 83/-1, Gömlek No: 1/47,
                                                                            Fon Kodu: DH.İ.UM ]
 
·        Asker firarîsi Bahçecik’li Artin oğlu Betros"un (Bedros) Küçükorman"da jandarmanın dur ihtarına uymaması üzerine yaralı olarak ele geçirildiği.
[ Tarih: 15 / B / 1333 (1915), Dosya No: 13, Gömlek No: 21,
                                                                  Fon Kodu: DH.EUM.5.Şb ]
 
·        Bahçecik’te yüzotuzsekiz (138) asker firarîsinin derdest edildiğinin
(yakalandığının) İzmit Mutasarrıflığı’na arzı.
[ Tarih: 27 / B /1333 (1915), Dosya No: 7, Gömlek No: 83,
                                                                          Fon Kodu: DH.EUM.2.Şb ]
 
·        Bahçecik Nâhiyesi yakınındaki bir ormanda bulunan asker firarîleri ile jandarma arasında vukua gelen (oluşan) çatışmada Yalova’lı Satoğlu Yani’nin sağ olarak, Karamürsel Koğulcuk Karyesi’nden Anastas’ın ölü ele geçirilip diğerlerinin firar ettiği.
[ Tarih: 20 / L / 1333 (1915), Dosya No: 16, Gömlek No: 35,
                                                                  Fon Kodu: DH.EUM.5.Şb ]
 
         Bir yandan yayın ve eğitim hayatının gelişmesi için de ciddi gayretler vardı. 1910 – 1914 arası hem Bardızag’ta hem de ülke genelinde Ermeni basın-yayın organları için bir altın çağ gibiydi. Fakat bu süreç binilen dalın kesilmesiyle neticelendi.
İlâveten yeni okullar için de durum aynıydı. 27 Ağustos 1910’da İzmit Mutasarrıflığına bağlı Geyve’nin Kurtbelen Karyesi’nde ve 23 Kasım 1912’de İzmit’te istasyon karşısında bir çan kulesini muhtevi bulunan bir Ermeni Katolik Kilisesi, murahhashâne (yönetim merkezi) ve mektep inşasına başlandı.[10]
Bir yandan da imar faaliyetleri sürdürülüyordu. Sırrı Paşa İzmit Mutasarrıfı iken Hicri 1309 (1893) yılında İzmit Körfezi’nin doğu cihetinden İzmit – Bahçecik Yolu yapımına başlamıştır. Mükellefleri vergi karşılığında 4’er gün çalıştırmak suretiyle başlanan yolun nihaî maksadı; İzmit’i yalnızca Bahçecik’e değil, ileride Karamürsel ile Yalova’ya bağlamak ve İzmit Ovası’ndaki bataklığın kurutulmasındaki ilk adımı atmaktı. Çok sonraları yolun ikmâli için Sırrı Paşa, hem de ölmek üzereyken Garp Ordusu Kumandanı Nurettin Paşa’dan ricada bulunmuştur (1922). Onun bu arzusu Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilk il kongresinde resmi parti dileği olarak da benimsenmiştir.[11]
  
         Bu yolun asıl olarak Bursa (Hüdâvendigâr) Yolu’na başlangıç teşkil ettiğini kaydeden Avni ÖZTÜRE, bu şekilde Roma dönemindeki ticaret yolunun yeniden ihya olacağını düşünmektedir. 1891 yılında Bahçecik Yolu’na bismillah denildiğinde kasanın tamtakır olduğunu belirten Öztüre, o zamana kadar Bahçecik’e ya İzmit Körfezi’nden yelkenlilerle ya da İznik Yolu’ndan at veya katır sırtında gitmek mümkün olduğunu ekler. Sırrı Paşa Liva (İl) Meclisi’ne başvurarak İzmitlilerin dörder gün bedava çalışması kararını aldırır. Döneminde yolun önemli bir bölümü bitmişse de 1894 depremi ve akabindeki kolera salgını bir bölümünün akim kalmasına neden olmuştur.[12]
         İleride genişçe değineceğimiz depremler konusunun ayrıntısına girmeden; 1894 depreminden sonra Ermeni mimar Bedros Kalfa AZARYAN, İzmit ve Bahçecik’te bir çok binanın inşasını üstlenmiştir.[13]
         Son olarak 1893’te ve 1900 yılında Bardızag’ta az da olsa Yahudilerin yaşadığını aktarmış olmakla yetinelim.[14]
 


[2] Bardesag Letters (1893 – 1899) www.bilkent.edu.tr/~history/projects/ABCFM/_reels 
[4] Tarih: Hicri 27 Zillhicce 1324 (Miladi 1907), Dosya No: 52/-1, Gömlek No: 37, Fon Kodu: DH.MUİ. ve 
[5] ÇETİN, Prof. Atilla, Kocaeli Tarihinden Sayfalar, Sayfa 126 - 127, Rotary Kulübü, İzmit, 2000 (BOA, Hatt-ı hümâyun Tasnifi, nr.36380).
[7] YÜCE, Rıfat, Kocaeli Tarihi ve Rehberi, Haz: Atilla Oral, Sayfa 118, Demkar Yayınevi, İstanbul, 2005.
[8] İPEK, Nurdan, Kutsanmış Toprak ARMAŞ ve Ermeniler, Sayfa 80 - 81, IQ Yayıncılık, İstanbul, 2006.
[10] SELVİ, Doç. Haluk, II.Meşrutiyet Döneminde Osmanlı Devleti’nin Ermeni Politikaları (1908 - 1914), Türk Yurdu Dergisi, Cilt 26, Sayı 225, Sayfa 112, Mayıs 2006.
[11] YÜCE, Rıfat, Kocaeli tarihi ve Rehberi, Sayfa 208, Türk Yolu Matbaası, 1945, İzmit.
[12] ÖZTÜRE, Avni, İzmit Tarihi, Sayfa 124, İstanbul, 1981.
[13] Oğlu Mihran AZARYAN için de İzmit Saat Kulesi’nin mimarlarından diye bahsedilmektedir. (www.hyetert.com/yazi3.asp?s=08Altyazi/Makaleler>Tarih>ErmeniKaynaklarınaGöreİstanbulveMimarları )
Ana Sayfa| Hakkımda| Kitaplarım| Alternatif Eksenler| Harşit Çepnileri| Fotoğraf Galerisi| Ziyaretçi Defteri| İletişim|
Atak Teknoloji Merkezi