Ana Sayfa
  Hakkımda
  Kitaplarım
  Alternatif Eksenler
  Harşit Çepnileri
  Bahçecik Tarihi
  Köşe Yazılarım
  Şiirlerim
  Tebliğ-Konferans
  Haberler
  Fotoğraf Galerisi
  Ziyaretçi Defteri
  İletişim
 
 
Her türlü sorunuzu buradan sorabilirsiniz.
 
 
GEÇİŞLER VE BAHÇECİK

 

        E -)      G E Ç İ Ş L E R      V E      B A H Ç E C İ K
 
         Bardızag (Bahçecik) konumu itibariyle İstanbul’dan İzmit üzerinden Anadolu’ya ve ötesine yapılan seferler ile seyahatlerin de önemli güzergâhlarından biriydi. Tespit edilenler arasında önemine binaen bir sultanın seferini ve bir konsolosun seyahatini eldeki bilgiler oranında aktarıyoruz:    
·        Osmanlı Padişahı IV. Murad, Mayıs 1638’de Bağdat Seferi’ne çıkar.
Üsküdar’da ordunun başına geçen Sultan Murad-ı Râbi (4.), İznigmid (İzmit) üzerinden sahil yolunu takiben Seymen’i geçerek Menzil-i Kazıklı’ya varır. 2,5 saatlik bir yürüyüşle Kazıklı Menzili’ne gelen askerler burada oldukça büyük ama harap haldeki bir handa dinlendikten sonra Dikilitaş – İznik Menzili’ne doğru hareket ederler.[1]
 
         IV. Murad’ın Bağdat Seferi Menzilnamesi yada diğer bir deyişle Bağdat Seferi Harp Jurnâli’ndeki haritaya göre Osmanlı Ordusu, Kazıklı (Kavaklı) istikametinden güneye yönelerek muhtemelen bugünkü Hamidiye Köyü yoluyla - Bahçecik’in batısından - İznik Gölü kıyısına yakın Dikilitaş[2] Menzili’ne varacaktır. Nihayetinde bugünkü Irak’ın başkenti Bağdat’a ulaşacak olan ordu burada türkülere de konu olan büyük bir zafer kazanacaktır.
 
·        Fransa Krallığı’nın İzmir Konsolosluğu görevlilerinden Charles de
Peyssonel 1745 yılında İstanbul’dan hareketle İzmit ve İznik dolaylarına gezi yapmıştır. Seyahatinin gidiş kısmını Nikomedia (İzmit) üzerinden gerçekleştiren Peyssonel 1 gün İzmit’te kaldıktan sonra İzmit Körfezi sahilini takiben Seymen üstünden Neocoria’ya (Yeniköy) gelir. Buradan atlar ve rehber tedarik eden C. Peyssonel, kaleme aldığı hatıralarında Yeniköy’de bir Rum ayinine katıldıktan sonra çıktıkları seyahatini saat saat anlatır.[3]
 
         Yeniköy’den güneydoğu istikametine doğru hareket eden Peyssonel muhtemelen bugünkü Damlar Mahallesi üzerinden Ayazma (bugünkü Yeşilkent) ile Döngel tepeleri arasından Servetiye – Aytepe yoluyla 4 saatlik bir tırmanış yapar. Kendi ifadesine göre bunun yaklaşık 2 saatini solda bir vadinin, diğer tarafta ise 3 Ermeni köyünün bulunduğu ekili yamaçlardan geçmiştir.[4] Muhtemelen bugünkü barajın vadisini ve Yuvacık, Döngel, Bahçecik köylerini nitelemektedir.
         Aytepe’den sonraki yolculuk güneybatıya doğru 1 saat inişle devam eder. Yine muhtemelen Menekşe Yaylası üzerinden önce 3, akabinde de 2 saatlik bir vadi inişiyle Nikea’ya (İznik) varırlar. Charles de Peyssonel, İznik’te çeşitli gözlemlerde bulunduktan sonra da bu kez Karamürsel Ereğli ile Dilovası üzerinden İstanbul’a dönecektir.[5]
 
·        III.Selim (1789 – 1807) zamanında kurulan Nizam-ı Cedit
Ordusu’nun birçok ihtiyaçları Bahçecik ahâlisince karşılanmış ve bir ara beldenin uç tarafındaki evler boşaltılarak askerlere tahsis edilmiştir. 1832 yılında (II. Mahmud zamanı) ise Kapıkulu askerlerinden Kapanönü Sipahileri 40 gün boyunca Bahçecik’te konaklamış ve sürekli spor ile jimnastik hareketleri yapmışlardır. Bu esnada konut ve yakacak ihtiyaçları da Bahçecik halkınca karşılanmıştır.[6]
 
        F -)      D İ Ğ E R      H U S U S L A R     V E     G E L İ Ş M E L E R
 
         Bardızag yakınlarında bulunan ve eski adıyla Dermeni[7] denilen yerde bir kumaş fabrikası kurma isteğini yerinde araştırmak için Bogos Bey Dadyan, Garabed Amira Balyan Kalfa, Yazıcı Bogos Ağa Oydan ve Harutyun Ağa Çobanyan önce İzmit’e akabinde de Mıgıryan Garabed Ağa’nın daveti üzerine Bahçecik’e gelirler. Bir süre sonra ise bu kişilerin verdiği rapor doğrultusunda 1843 - 44’lerde Saray’a bağlı bir Kumaş (Çuha) Fabrikası kurulmuş ve Bardızag’lı birçok kişi de bu fabrikada işe alınmıştır.[8]
Bardızag’ın pazar ve panayırları da meşhurdu. Portakaldan yumurtaya kadar birçok ürünün değiş tokuşunun yapıldığı bu sosyo - ekonomik aktivitelere çevre köylerden yoğun katılım olurdu. Kimi zaman bunlara İstanbul’lu Ermeniler de katılırdı.[9]
Onlardan biri de Osmanlı Barutçubaşısı Ohannes Bey Dadyan’dır ve 1845 yılında tarafından Sapanca, Yeniköy ve Damlık (Şirinköy) köylerine birer mektep yaptırdığı, İzmit ve Bahçecik’teki Ermeni mekteplerinin idamesi için de maddî yardımda bulunduğu kaydedilir.[10]
Bardızag (Bahçecik), dönemine göre iktisaden ve nüfusen oldukça gelişmiş bir kasabaydı. 1890 yılı kayıtlarına göre nüfusu 10 bin,[11] yıllık geliri de 31 bin İngiliz Altını idi.[12] 1888 yılında doğrudan Dâhiliye Nezareti’ne bağlanan Müstakil İzmit Sancağı’nın merkezdeki tek nâhiyesi onlarca köyün bağlı olduğu Bahçecik’ti.[13] 1912’ye kadar kısa bir dönem Ermeni asıllı kaymakam ve nâhiye müdürleriyle idare edilen Bardızag’ın nahiye nüfusu I.Dünya Savaşı başlangıcında 17 bini bulmaktaydı.[14]
 
         Muntazam bir altyapıya ve kapalı kanalizasyon şebekesine sahip olan Bardızag’ın meşhur memba (kaynak) suları da çoktu. Bunlardan bir kısmı günümüzde hala kullanılmaktadır. Şimdi Yeşilkent Mahallesi olan Ayazma’nın adı bile o zamandan kalmadır.
         Bardızag Kasabası ayrıyeten mesire ve dinlenme yerlerine de sahipti. Servetiye’deki Kilezdere ve Düzlük’teki o zamanki adıyla Hadkan suyu ve şelalesi başta gelenleriydi.[15] Daha da meşhuru bugün artık Kocaeli’ne malolan Soğuksu idi. İçimi güzel bir kaynak suyu yanında ağaçlar arasında panoramik bir Körfez manzarasının da esenliğindeki Soğuksu’da Ermenilerin başlarda küçük bir kilise yaptıkları daha sonra ise Sütlüce Meyhanesi olarak kullandıkları ve kimi zaman ‘mastika’ çalıp oynadıkları söylenir.[16] Aynı zamanda buradaki sudan içerek dilekte bulunuyorlardı.[17]
         İzmit’in bugünkü Yürüyüş Yolu’na (eski Demiryolu Caddesi) benzeyen çınarlarla sıralı çarşısının tam ortasında 3 katlı Hükümet Konağı bulunuyordu. Kırmızı tuğladan yapılan bu haşmetli binanın altında büyük bir mahzen ağzı ve kanalizasyona açılan dere vardı.[18]
Hükümet Konağı’nın karşısında daha büyükçe Hannah adı verilen Ermenilerin çeşitli amaçlarla bir araya geldikleri cemaat binası vardı.[19]
         Bundan başka kasabanın ortasından geçen Hamamdere’nin alt kısmında bugünkü Abdullah Erol’un evinin olduğu yerde, içinde çok büyük bir bakır kazan bulunan büyükçe bir hamam vardı.[20] Kısmen temelleri günümüze ulaşmış durumdadır.
         Bardızag Ermenilerinin konuşma ağzı Batı Ermenice’nin saf gramer formu olarak kabul edilirdi ve İstanbul’lu akademisyenlerin de ortak anlaşma diliydi.[21] Çokça balık yiyen ve kumarcı (gamblers) olarak tarif edilen Bahçecik Ermenileri erkek çocuklara daha çok Vartan, Hagop, Sahak, Sarkis, Taniel; kız çocuklara ise Serpuhi, Makruhi, Azniv ve Manuşak gibi isimler veriyordu.[22]
  
         1900’lere doğru Bardızag’ın sosyo-ekonomik gelişmesi artarak sürdü. Önce 1890’da Postahane[23], sonra 1901’de Telgrafhane, ardından 1902 ve 1908’de peşpeşe Eczaneler[24] açıldı. Bir yandan tıbbi hizmetler veriliyor bir yandan da, bazen yerli bazen de İstanbul veya Erivan’dan gelen ekiplerle tiyatro temsilleri veriliyordu.[25] Diğer yandan meşhur Vartanants Korosu (Çok sesli Ermeni müziği) konser vermeye geliyordu.[26]
         Bu sıralarda neşriyat ve kültürel faaliyetler iyice zirveye çıkmıştı. Tabi bu faaliyetler İzmit ölçeğinde ve Osmanlı genelinde Ermeni isyan ve ihtilâl hareketlerine paralel ilerliyordu. Etnik lezzet, komitelerin öncülüğünde sosyo-kültürel propaganda unsurlarıyla Ermenilerin çoğunluğu üzerinde boy vermeye başlamıştı. İşin o tarafının tahlilini ve tarihi açılardan tespitini bir sonraki konuya bırakıyor ve basın - yayın faaliyetlerine kısa bir göz atmaya duruyoruz:
         Gazeteci Sedat Şimşek’in tespitlerine göre Kocaeli’de ilk yayınlanan gazete ve dergiler İzmit ile Bahçecik’te basılmıştır. İlk gazete 1848’de SURHANTAG (Ulak) ve ilk dergi aynı yıl PAMPER BARDIZAGYAN                             (Bahçecik Sözcüsü) adlarını taşıyordu.[27] ‘100 Yıl Önce Türkiye’de Ermeniler’ adlı belgesel kitapta ise ilk yayının 1847’de litografi[28] usulüyle ve halk diliyle haftalık olarak neşredilen PANPER BARDIZAGYAN (Bahçecik Habercisi) olduğu belirtilir.[29] Başka kaynaklarda ise Panper Bardızagyan’ın 1848’de Hovannes Mıgıryan tarafından elle yazılıp hazırlandığı zikredilir.[30]
Her halükârda Osmanlı tarihinde ilk Türkçe resmi gazetenin (Takvim-i Vakayi) 1831, ilk özel Türk gazetesinin (Tercüman-ı Ahvâl) 1860’da[31] basıldığına bakarsak Bahçecik Ermenilerinin kültürel ve ekonomik durumlarının hayli iyi olduğu anlaşılabilir.
         Bunda, beldenin Dersaadet’e 100 km uzaklıkta olmasının ve İstanbul Ermenilerinin yazlığı sayılmasının elbette payı var. Lâkin 623 yıllık Osmanlı tarihindeki ilk Türkçe gazeteden (hem de devlet eliyle) sadece 16 -17 yıl sonra bir Anadolu kasabasında gazete ve dergi çıkarılabilmesi ibretamiz bir durum.
         Tabi bu yayınların basılması için bir matbaa gerekiyor. İzmit Tarihi’nin yazarı Avni Öztüre, Bahçecik’teki matbaadan “eşi İstanbul’da bile az bulunur bir basımevi” diye bahseder.[32] 1913 yılında bu matbaada basılan ‘Ermeniler Nikomedya Dolaylarında’ adlı kitabın kapağı da yine aynı yazarın eserinde sergilenmektedir.[33] Uzun zaman Bardızag Amerikan Koleji içerisinde yer alan matbaanın Cumhuriyetin ilk yıllarında Kartal Kilisesi’ne taşındığı sanılıyor.
         Bahçecik’te yayın hayatı 20.yy. başlarında adeta şaha kalktı. 1908’de tek sayı olarak yayınlanan BARDIZAG, yine aynı yıl yayınlanan mizah dergisi GŞİR (Terazi), 1908-1910 yılları arasında yayınlanan KİŞER (Akşam / Gece)[34], 1909-1914 yılları arasında 6 ayda bir yayınlanan BARDİZAG (Bahçecik)[35], 1908-1912 yılları arasında yayınlanan aylık dergi PAROS (Fener)[36], 1911-1914 yılları arasında yayınlanan haftalık MEĞU (Arı)[37] ve 1912-1914 yılları arasında 15 günde bir yayınlanan BAYKAR (Mücadele)[38] hem neşriyat zenginliğinin hem de başka dâvaların (bağımsızlık gibi) işaretçisi olarak sıralanabilir.
  
         1923’e kadar Bahçecik’te 2 matbaa kurulmuş ve bu matbaalarda toplam 7 dergi veya gazete yayınlanmıştır. Bu esnada Bahçecik’e bağlı Ovacık’ta (Yuvacık) da KINARİK adlı bir dergi yayınlanıyor ve 9 yıllık Vartanyan Okulu’nda 15’i erkek, 10’u kız olmak üzere toplam 25 öğrenci eğitim görüyordu.[39] Bu durum I.Dünya Savaşı’nın (1914-1918) başlamasına kadar sürdü. Sonra her şey birdenbire değişti.


[1] SAHİLLİOĞLU, Doç. Dr. Halil, Dördüncü Muradın Bağdat Seferi Menzilnamesi, Belgeler (Türk Tarih Belgeleri Dergisi), Sayfa 48 ilâ 56, Sayı 17, TTK, Ankara 1988.
[2] Muhtemelen Hisardere.
[3] PEYSSONEL, Charles, 1745 Yılında İzmit ve İznik’e yapılmış bir gezinin Öyküsü, Çev: F. Yavuz Ulugün, Sayfa 2 - 3 ve 28 - 29, KYÖD, İzmit, 2005.
[4] A.g.e., Sayfa 29 - 30.
[5] A.g.e, Sayfa 7 ve 30.
[6] Bardızag Kitabı (Ermenice), Çev: Agop Minasyan (Yakup Aygil), Yaprak 117, Mayıs 2007.
[7] Muhtemelen değirmenden bozma, bugünkü Çuhane mevkii.
[8] Bardızag Kitabı (Ermenice), Çev: Agop Minasyan (Yakup Aygil), Yaprak 226, Mayıs 2007.
[9] AKÇAR, Ayhan, İnternet’teki Yazısından.
[10] DABAĞYAN, L.Panos, Türkiye Ermenileri Tarihi, Sayfa 691 - 692, IQ Yayınları, İstanbul, 2003.
[11] Bunun 9620’si Gregoryen (Apostolik), 300’ü Protestan, 80’i Katolik Ermeni idi (ÖZTÜRE, A., İzmit Tarihi, Sayfa 135).
[12] PEKİN, Süleyman – BAYRAM, Murat, Dünden Bugüne Bahçecik, Bahçecik Dergisi, Sayfa 6, Haziran 2000.
[13] ÖZTÜRE, Avni, İzmit Tarihi, Sayfa 125, İstanbul, 1981.
[14] PAMUKÇİYAN, Kevork, El yazısı notlarından, Haziran, 1987.
 
[16] Mehmet KURDOĞLU’yla Röportaj, Zaman Gazetesi, Sayfa 18, 15 Kasım 2000.
[17] Bardızag Kitabı (Ermenice), Çev: Agop Minasyan (Yakup Aygil), Yaprak 73 - 74, Mayıs 2007.
[18] Kazım CANDANER’le Röportaj, Nisan 2002.
[19] Bardızag Haritası (Orhan Uğur eliyle Arsen Yanman belgeleri)
[20] Kazım CANDANER’le Röportaj, Nisan 2002.
[22] A.g.y.
[23] ORAL, Atilla, “Kocaeli’de Posta Tarihi”, Ö.Kocaeli Gazetesi – Özgür Pazar İlavesi, Sayfa 7, 8 Mayıs 2005.
[24] İlk eczaneyi açan M. Carnik Gurekyan, ikincisini açan Abbas Papazyan’dı (ORAL, Atilla, Türk Ticaret ve Sanayi Tarihinde İzmit Körfezi, Özgür Kocaeli Gazetesi Pazar İlavesi, 20 Ekim 2002, Sayfa 7 ve YARMAN, Arsen, Osmanlı Sağlık Hizmetlerinde Ermeniler ve Surp Pırgiç Hastanesi Tarihi, Sayfa 312, İstanbul, 2001).
[25] PAMUKÇİYAN, Kevork, El Yazısı Notlarından, Haziran, 1987.
[27] ŞİMŞEK, Sedat, Kocaeli Basın Tarihi (1848 - 2002), Sayfa 60, KBB Kültür Yayınları, İzmit, 2007.
[28] Litografi: Taş basması (DOĞAN, D.Mehmet, Büyük Türkçe Sözlük, Sayfa 718, İstanbul, 1996).
[29] 100 YIL ÖNCE TÜRKİYE’DE ERMENİLER, Sayfa 102, İstanbul, 2005.
[30] İPEK, Nurdan, Kutsanmış Toprak ARMAŞ ve Ermeniler, Sayfa 25, IQ Yayıncılık, İstanbul, 2006.
[31] DELİORMAN, Altan, Osmanlı Tarihi-II, Sayfa 191, Bayrak Yayınları, İstanbul, 2000.
[32] ÖZTÜRE, Avni, İzmit Tarihi, Sayfa 135, İstanbul, 1981.
[33] A.g.e., Sayfa 206.
[34] Edebî, vatansever, bağımsız dergi (S.Şimşek – Kocaeli Basın Tarihi)
[35] Bahçecik Okul Derneği tarafından 6 aylık periyotlarla çıkarılan derginin editörü Dr. H. Deristepanyan’dır (S.Şimşek – Kocaeli Basın Tarihi).
[36] Cemaate ait sosyal, edebî ve ahlâkî yazıların yayınlandığı 16 sayfalık dergi İstanbul’da Nişan Babikyan Matbaası’nda basılıyordu. Krikor Saraydaryan’ın sahibi olduğu dergi toplam 35 sayı çıkmıştır (S.Şimşek – Kocaeli Basın Tarihi).
[37] Sahibi Hagop Çalıkyan’dır (S.Şimşek – Kocaeli Basın Tarihi)
[38] Hınçak Komitesi’nin yayın organı olup M. Zakaryan’ın idaresinde İstanbul’daki Kraser Matbaası’nda 4’er sayfalık sayılar hâlinde basılmıştır (N.İpek – A.Kabacalı)
[39] İPEK, Nurdan, Kutsanmış Toprak ARMAŞ ve Ermeniler, Sayfa 25 - 26, IQ Yayıncılık, İstanbul, 2006.
Ana Sayfa| Hakkımda| Kitaplarım| Alternatif Eksenler| Harşit Çepnileri| Fotoğraf Galerisi| Ziyaretçi Defteri| İletişim|
Atak Teknoloji Merkezi